Kategori Arşivleri: Lestat

Come Out, Come Out Where Ever You Are…

Eskimeyen Eskiler…

Şimdiye kadar sizlerle hep oyunları farklı bakış açısı ile paylaşmaya çalıştım. Sadece oyunlar değil oyunların günümüzde hayatımıza kattıkları, kimi zaman çaldıkları, eğlencesi, heyecanı farklı dünyalarını, benim hayatımdaki yerlerini sizlere aktardım. Peki, benim en sevdiklerim hangileri oldu, hangileri hayatımda iz bıraktı derseniz, yüzlercesini burada kaleme alabilirim.

Harikalar Diyarı Kore

İşim gereği her sene en az iki ya da üç kere Kore’ye giderim. Havası, kültürleri, insana bakış açıları, kendileri, birbirlerine olan saygıları, çalışma disiplinleri derken artık iyiden iyiye alıştım diyebilirim. Kültür şoku fazını çoktan atlattım, yemekleri derseniz pişirilmemiş deniz ürünleri ve canlı ahtapotlar dışında bir harika. 4 mevsimi ile havası bize yakın biraz daha sıcak ve nemli, biraz daha soğuk ve sert!

Şeytana Geri Döndük

Her şey aslında 1996 yılında başladı. Blizzard’ın Diablo’yu çıkarması ile beraber oyun tarihi değişti, oyuncular daha iyisini istiyorum açlığına yenik düştüler ve Diablo’nun bağımlısı oldular. Cennet ve cehennem arasındaki savaşta oyuncular da kahramanları ile yer alarak insanlığı korumak için kıyasıya mücadeleye girdiler. Düzen ve disipline karşı kaosun savaşı o kadar popüler oldu ki sonrasında 2000 yılında Diablo 2 çıktı.

Seçimlerimiz

Çok güzel bir yazı olsun istiyorum hep, farklı hayatlarda yer aldığımız dijital dünyaları anlatmak istiyorum hep. Bir elim tuşlara basarken yaz Ozan diyor, bir elim ise Türkiye’de bunlar olurken sana mı kaldı oyunlar diyor… Aslında şöyle bir tezim var benim. O kadar çok oyun oynadım ki, şuan bir oyunun içindeyim sanırım. Çünkü her şey gerçeklik dışında ilerleyeme başladı.

Kahramanlarımız Ete Kemiğe Büründü…

Hepimiz çok seviyoruz oyun oynamayı, o dünyada zaman geçirmeyi, o kahramanlar gibi hissetmeyi. O kahramanlar gibi olmayı. Eh sinema sektörü de bunu kaçırmıyor tabi ki. Bu kadar bağlı ise oyuncu kahramanına, onlara da bir de ete kemiğe bürünmüş halini sunalım diyorlar yıllardır. Kimi başarılı kimi başarısız onlarca oyundan filme uyarlama var ki;

Sanitarium – PC Oyunu

1998 yılıydı, tek isteğim otomobilimle biraz dışarı çıkıp kendimi düşüncelere bırakmaktı. Arabama bindiğimde gök gürültüsü inlemeye, çoktan başlamıştı. Yol kaygandı ama umurumda mı, refleks olarak gaza basıyordum. Zeminin kayganlığını ancak direksiyon kontrolünü kaybedince anladım ama çok geçti…

Kaktüs

Kaktüs Johnathan, Tom ve Lisa, üç yakın arkadaştı. Arkadaştan öte birer dosttular. Yaşamları boyunca birbirlerinden hiç ayrılmamışlardı. Küçük sessiz bir kasabada yanyana oturan aileler, aynı okul, aynı park, aynı ağaçlar, aynı yollar… Şimdiye kadar hep beraber yaşamışlar, yıllar yılı tüm tehlikelere göğüs germişlerdi. Hem de herkesin baş edemeyeceği türden tehlikeler! Bu sefer farklıydı.