Maniac Mısın!

Maniac Mısın!

Adım Dave Miller, 2 arkadaşımla beraber kız arkadaşımı kasvetli bir malikâneden kurtarmaya geldim. Kesinlikle eminim ki kötü kalpli Dr. Fred kız arkadaşım Sand’yi burada tutuyor.  Sandy size göre aptal sarışın bir ponpon kız gibi gözükebilir ama ben onu seviyorum. Belki size saçma gelecek ama bu sapık bilim adamı ve ailesini 20 yıl önce dünyaya düşen ve duyguları olan bir meteor yönetiyor.

 

Artık her şey bana ve arkadaşlarıma bağlı, kız arkadaşıma sadece biz yardım edebiliriz. Tehlikeli olacak biliyorum ama kız arkadaşımsa konu gerisi yalan gerisi teferruat!

 

Ama nasıl gireceğiz bu dev malikâneye? Arkadaşlarım imkânsız diyor, hatta vazgeç bu sevdadan diyen de var. Basit düşün basit düşün! Paspas altında anahtar var mıdır? Çek paspası, al anahtarı, kullan anahtarı… İşte içerdeyiz.  Maceramız başlıyor. Yapmamız gereken basit, 3 arkadaş koordineli olacağız, çekeceğiz, iteceğiz, alacağız, atacağız, kullanacağız, açıp kapatacağız, okuyacağız ve işi bitireceğiz.

 

Benim gözlerimden olayları görürseniz siz de şok geçirebilirsiniz, burada yaşayan korkunç aile TURKUAZ renginde.  Dr. Fred’in karısı Edna, yaşlı huysuz hemşire seni, yakaladığı gibi zindana tıkıyor. Oğulları Ed, sinirli bir yapısı var. Askerliğe takmış durumda ve odasındaki hamsterın aşığı. Deli sanırım hamsterı ile konuşuyor. Aile de mumya bile var adı Ted, ölü kuzenleri. Bir de bu garip aile yetmezmiş gibi renkli renkli yaratıklar yok mu! Zıplaya zıplaya peşimizden kovalıyorlar.

 

Siz şimdi merak da ediyorsunuzdur. Kız arkadaşımı kurtardık mı? E kardeşim sen buraya kadar gel, malikâneden içeri gir, kanlı bıçaklı mutfaklardan geç, bodrumdaki gizli deney odalarındaki sırrı çöz, kütüphanelerde hatim indir, gizli kapılardan geç, laboratuvarlardan hastalanmadan kurtul, kat kat dolaş ve sonunda…

 

İşte sonunu ben de bilemiyorum her şey olabilir. Kız arkadaşımı kurtarıp sağ salim bu maceradan sıyrılırsam Dr. Fred’den tüm bu zorluklar için nakit para isteyeceğim. Belki de kız arkadaşım Sandy’, kurtardım ama ben öldüm ve bu satırları o benim adıma yazıyor. Ya da daha da uçuk sonlar beni bekliyor olabilir…

 

Bence siz bir zaman makinesi bulup 1987’ye dönün ve hikâyemi canlı yaşayın. Adını Maniac Mansion koymuşlar…

 

Maniac Mansion, öyle zaman mekan dinlemez, insanın yaşına bakmaz. Sana kafayı yedirtir ama sinirden değil eğlenceden. Kaç yaşında oynadım bu oyunu ben de hatırlamıyorum ama Lucas Arts’ın bana göre efsanelerinden biridir Maniac Mansion. Bir nevi oyunların Kült babasıdır. Hikâyesindeki saçmalıklar, replikler ve garip karakterleri ve garip sonları…

 

Günümüzde kaybolan oyun türlerinden biri olan Point&Click Adventure’ın ilk ve en iyi örneklerinden olan Maniac Mansion’ı tek bir sayfa yazı ile anlatmak gerçekten çok zor. O yüzden en güzeli bu yazıyı siz sadece bir hatırlatma “Reminder” olarak ele alın ve ilk fırsatta bu oyunu oynayın.